|
Oğuzhan Ceyhan : Şevval ile daha önce Astrolojik danışmanlık
yaptığımızda onun “İstanbul Secret” albümümün Astrolojik olarak en uygun çıkış zamanını konuşmuştuk.
Ağustos sonu Eylül başı olduğunu öngörmüştük ve oldu. Bu güzel müzik
eşliğinde onunla güzel bir röportaj yaptık.
Sevgili Şevval çok renkli bir kişiliksin. Aslında ben senin bir
külkedisi olduğunu düşünüyorum. Yükselenin Terazi burcu, sana büyük bir
sanatsal yetenek veriyor. Eşitliğe ve diplomasiye inandığını, Mars’ ın
retro etkisi ile etrafındaki kişileri kolayca etkilediğini de haritanda
görüyorum. Hatta manyetik olarak insanlar sana çekilir.
Şevval Sam : Galiba haklısın. Çok ilginç. Akrep’ in bu etkilerini çoğu zaman
yaşıyorum.
Garip bir şekilde insanların enerjilerini etkilediğimi özellikle
konserlerde daha çok gözlemliyorum.
Oğuzhan Ceyhan : Sevgi ilişkilerinin, Mars’ ın retro etkisi sebebi ile
bağımsızlığına ve aşka aşık yaşadığını gösteriyor. İlişkilerinde
bağımsızlığa , ilişki içindeki bütünselliğe ve kendi sınırlarına
hakimsin. Aşkta ilişkiler için ne düşünüyorsun ?
Şevval
Sam : Hayatın şifre kelimesi “doz”dur benim için. Yani ölçüsü
kaçan her şey beni
korkutur.. Putlaştırmalardan, takıntılı ilişkilerden
hoşlanmıyorum.Sıkıntılı ve şikayet eden karakterlerle zaten çok uzun
vadeli, keyifli bir ilişki olmuyor. Ben gülmeyi çok severim. Insanlarla
gülmek isterim. Çok fazla talep eden biri değilim. Huzurlu ve eğlenceli,
birlikte üretebileceğim, insanlarla birlikte olmak isterim. Partnerim,
gezebileceğim, öğrenebileceğim, güldüren ve üretebilen zeki bir kişi
olmalı. Zaten mizah zeka gerektirir. Annemle de, en büyük özelliğimiz
gülebilmemizdir. Bir araya geldiğimizde en az bir kere gözümüzden yaş
gelinceye kadar güleriz. Gülmek benim için bağımlılıktır. Şikayet eden
ve sürekli sıkıntıdan bahseden kişileri hayatıma sokmak istemiyorum.
Şikayet benim için, sorunu tespit etme aşamasıdır. Sonra en kısa yoldan
çözüme odaklanırım.
Oğuzhan Ceyhan : İnsanlara ikinci bir şans veriyor musun ?
Şevval
Sam : Bir nokta var. O noktaya gelene kadar bütün olasılıkları
bitirmiş olmalıyım. O zaman geri dönüp bakmıyorum pek. Tüm köprüleri
yıkabiliyorum.
Oğuzhan Ceyhan : Seni mutlu eden partneri tanımlayabilir misin ?
Şevval
Sam : Kararlılık, entellektüel yetenek, güçlülük ve cinsellik çok
önemli. En büyük sorunum güven. Ilişkide kendimi güvende hissetmeliyim.
Abartısız ilişkiler kurmayı tercih ediyorum.
Oğuzhan Ceyhan : Sen dolunay doğumlusun. Akrepsin ve Ayı’ n Boğa ‘ da.
Bu nedenle hem güven güvenli hissediyorsun hem de korkuların var.
Cinsellik ise Akrep’ ten geliyor. Bu yüzden ilişkilerinde ten çekimi
önemlidir.
Şevval
Sam : Doğru. Ben buna kimya diyorum. Aslında benim beğendiğim
insan tipi diye bir şey yok. Ne hissettiğim daha önemli. Ten uyumu da bu
açıdan en önemli unsurlardan biri.
Oğuzhan Ceyhan : Akrep, burcunun sahiplenici etkisi ile partnerini
yüceltirsin. Ancak aşk hayatında hatalara karşı da acımasız olursun.
Şevval
Sam : Aynen doğru. Tamamen. Bu yüzden yoruluyorum. Ilişkiler beni
sertleştiriyor.Bir de aslında bu akrebin sahiplenici etkisinden
kurtulmak istiyorum doğrusu. Kimse kimsenin sahibi olamaz..Burada biraz
teraziden faydalanmak lazım di mi?
Oğuzhan Ceyhan : Akrep Terazi, zor bir konfigürasyon aslında.Diplomat,
uzlaşmacı Terazi ile yıkan Akrep’ in iletişimi bu. Zorlanmakta haklısın.
Mars retro zamanları da senin için çok önemlidir. Tekrar eden
kızgınlıklar, kavgalar, çatışmalar gündeme gelir.
Şevval
Sam : Evet çok ilginç. Böyle bir zamanlama yaşıyorum. Ben
mülkiyeti, ilişkilerde ve sosyal yaşamda aidiyet kavramını, dediğim
gibi, sorun olarak görüyorum. Bu da çok sık karşıma çıkıyor. Belki de bu
tarafımı eğitmem gerektiği içindir. Aidiyet de öyle. İnsan sadece
kendisine ait olmalı.Düşünce bireyseldir. İnsan düşünce balonunu sadece
kendi görür. Kendisine özeldir.
Aidiyet duygusu, insanın eksik taraflarını tamamlamaya çalıştığı bir
yer,bir çatı, bu anlamda. Insan, yaşamda tek başına var olabilmeli diye
düşünüyorum. Artık Terazi’ den faydalanmaya çalışıyorum. Dengeleri daha
kolay kuruyorum, daha fazla uzlaşmacıyım. Yıllar geçtikçe böyle oluyor
galiba..
Oğuzhan Ceyhan : 60’ tan sonra Başak etkisi gelecek. Güç mücadelelerin
ve bakış açıların değişecek. İnsanları değiştirmeyeceğini net bir
şekilde göreceksin. İnsanları dönüştürme arzun yüksek. Dolayısı ile
açılar seni bu anlamda zorluyor. Bu ilerde değişecek.
Şevval
Sam : Peki ya Akrep ?
Oğuzhan Ceyhan : Akrep, gizli hazineleri , kişinin görmediği örtülü
nimetleri ortaya çıkartır. Bunu sanatında kullanıyorsun. Zengin ve ilgi
çekici kişiliğin ve hatta külkedisi özelliklerin de Akrep’ ten
kaynaklanıyor. Fakat bir tarafta da asi bir karakterin var. Asi bir
ruhun var. Çocukluğunda da böyle olduğunu düşünüyorum.
Şevval
Sam : Kesinlikle doğru. Çok asiydim. Çocukluğumda bilinçli olarak
varoş çocukları ile okudum. Içimdeki asi duygular yüzünden koleje
gitmeyi reddettim. Ne yasaksa o yasağı kırmak istedim hep. Bazen durmak
bile bir tepkidir.Kaldı ki ben lisede bayağı kavgacıydım. Ama ilginçtir,
kimse bana kızmazdı. Ben kavga etmeye çalışırdım.Bulaşık bir tiptim
yani.Buna rağmen, bende şeytan tüyü var galiba,yine de beni severlerdi..
Oğuzhan Ceyhan : Peki yasaklar demişken, kurallar hakkında ne
düşünüyorsun.
Şevval
Sam : Kendi kurallarımı koymayı ve kabul ettirmeyi tercih ederim..
Ya da konan kurallara ikna olam lazım.. Asilik yine başa bela
anlayacağın.. Aslında kurallara uymak rahat bir şeydir bir yandan da..
Oğuzhan Ceyhan : Peki müziğinde aynı şeyi uyguluyor musun ? Müzikte
tarzın nedir ?
Şevval
Sam : Müzik dürüst, samimi olmalı.Hangi tarz olursa olsun, önce
kendi kişiliğini koymalısın.Kendi hikayenden bir şeyler olmalı, şarkı
söylerken ya da yazarken. Orada Şevval’in hayatı algılayışına dair bir
şey olmalı. Teknik olarak da en doğru şekilde olmalı tabii ki.
Oğuzhan Ceyhan : Bize çok güzel bir Klasik Türk Müziği albümü verdin Bir
de Istanbul Secret albümün var.
Şevval
Sam : Evet, Klasik Türk müziği albümü yapmaya karar verdiğimizde
en büyük arzum,bu müzikle, gençleri barıştırmaktı. Amacıma ulaştığımı
düşünüyorum.Nitekim, Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencileri beni “sek”
albümüyle,yılın sanatçısı seçmiş.Alaturka bir albümle gençlere ulaşmak
kolay bir şey değil bence.. Istanbul’s Secrets ise daha deneysel bir
albüm oldu.. O albüm, içimdeki müziği çıkarmam adına şahane bir
fırsattı. Albüme adını veren Istanbul’s Secrets şarkısını jamaika’lı bir
sanatçı, Amerika’lı bir rap’çi ile birlikte, alaturka formunda söyledim,
Ben Seni Sevduğumi adlı Karadeniz türküsünü Radio Tarifa adlı bir
Ispanyol grupla seslendirdim.Aslında Etnik füzyon diye tabir edilen,
dünya müziği tarzında bir albüm oldu.. Fakat gençler henüz keşfetmediler
daha..
Oğuzhan Ceyhan : Ayın Boğa burcundaki yapısı, senin geleneksel kültürel
değerlerine, zamanın sanatçılarından aksine popülist olmayan yaklaşımlar
gösterdiğini bize ifade ediyor. Ayın Boğa’ da olduğu için de sesin
güçlüdür.
Şevval
Sam : Evet çok ilginç, sesimin insanlar üzerinde özel bir etkisi
olduğunu görüyorum. Göz teması benim için çok önemlidir. Yüzlerindeki
ifadelere çok dikkat ediyorum. Müthiş bir deneyim . Etkilendiklerini
hemen farkediyorum. Ve tabii ki bu,performansımı daha da arttırıyor.
Oğuzhan Ceyhan : Peki albümün yurt dışındaki etkisi nasıl oldu.
Şevval
Sam : Oralarda olmayan bize ait doğu tınıları, algıda odaklama
yaratan bir etki sağlıyor. Yurtdışından çok güzel tepkiler
alıyoruz.Almanya’nın 30 milyon dinleyicisi olan bi radyo kanalında,
bundan iki hafta evvel haftanın CD’si seçildi..
Oğuzhan Ceyhan : Zaman nedir senin için ?
Şevval
Sam : Zaman görecedir.. bazen 1 saat geçmek bilmez bazen bir ömür
nasıl geçti anlamazsın..Ben hayata yaşlı başladım gitgide gençleşiyorum
gibi geliyor. Zaman bende tersine akıyor. Sanki giderek daha fazla
gençliğime dönüyorum. Genç kızken böyle hissetmiyordum..
Oğuzhan Ceyhan : O zaman sana ileriyi soralım. Ilerisi için proje
hedeflerin neler ?
Şevval
Sam : Sence ne olur Oğuzhan ?
Oğuzhan Ceyhan : Ocak başın da film projeleri olur diyorum. Şekillenmeye
7 Şubat’ taki Güneş tutulması ile başlar. 17 Nisan ile 10 Mayıs arasında
albumün çıkışı ile tüm yaz ses getirecek hareketli bir yaz yaşanır. 1
Ağustos ve 19 Ağustos arası tiyatro teklifleri alabilirsin. Bu yıl
kariyerinde yükseliş var. Ve bu yıl, ileride yurt dışı ödüllerin için
başlangıç yapacağın bir yıl olacak. Beklenmedik gelişmeler olacak. 19
Mart , 21 Mayıs ve 13 Kasım da senin için sürpizli günler. ( -5 ve + 5
gün ) 2010 yılında senin için çok özel ve güzel şeyler olacak. Müzikle
iletişimin astrolojik olarak 2003 - 2004 ‘ te başlamış olmalı.
Şevval
Sam : Evet 2004 ‘ te “Ben seni sevduğumi “ adlı karadeniz
türküsünü okudum. Gülbeyaz zamanı ilk tohumları atıldı.
Oğuzhan Ceyhan : Hayatında değiştirmek istediğin özelliğin nedir ?
Şevval
Sam : Ben çok uzağa bakmak istemiyorum. Anın daha fazla keyfini
yaşamak ve gelecekten ve geçmişten daha az dertlenmek isterdim. Andan
keyif almayı daha çok isterdim. Hayatı sürekli sorguluyorum.Bu da biraz
yorucu oluyor..
Oğuzhan Ceyhan : Peki, Astroloji hakkında ne düşünüyorsun.
Şevval
Sam : Akrebin özelliği olsa gerek. Doğum ve ölüm hep ilgi alanımda
oldu. Hayat ve varoluş ile ilgili cevap ararken,soru sorduğum alanlardan
biri de Astroloji’ydi. Hayatımdaki süreçlerin Astrolojik karşılıklarını
seninle görünce bu ilgi daha da arttı. Ve Astroloji daha fazla keyif
vermeye başladı. Bazen insanların birşeyleri bilmeye de ihtiyaçları
vardır. Bazen
kulaklara fısıldamak gereklidir.
Oğuzhan Ceyhan : Biliyorsun, Astrologyanalyst artık size fısıldıyor. Bir de
gunlukyorum.com var artık.
Şevval
Sam : Biliyorum . Kullanıyorum ve günlük yorumların müthiş
tutuyor. Gerçekten şaşırtıcı.
Oğuzhan Ceyhan : Kitap ve doğadan seçimlerin neler ?
Şevval
Sam : Ben doğayı ayrım yapmaksızın severim. Insanoğlu doğanın bir
parçası olduğunu ve aslında ona hükmetmeye hakkı olmadığını unuttuğunda,
onunla bağları koptu. Ve doğa artık bizi kendinden mahrum etme sürecine
girdi.. Çünkü biz onun kıymetini bilmedik.Bu arada, ayrım yapmam dedim
ama,Nergis, sümbül ve mimozayı, baharda Meyve ağaçlarını da bir başka
seviyorum. Kitap seçimlerinde ise biyografiyi çok severim. Kişinin neler
yaşadığı, neler yazdığından bazen daha önemli olabiliyor benim
için.Hayat hikayelerini seviyorum. Yazarların ürünleri, romanları benim
için “an”lardır. Hayat hikayeleri ise içsel yolculuğu temsil ediyor.
Oğuzhan Ceyhan : Hatırladığın ilginç bir anın var mı ?
Şevval
Sam : Kısa bir şey söyleyebilirim. 11 Yaşımda evleneceğim kişinin
kim olacağını biliyordum. Bu yüzden benim için zaman ve içsel yolum her
zaman araştırdığım bir konu oldu. Kendimi ve hayatı her zaman
sorguladım.
Oğuzhan Ceyhan : İlginç biliyor musun. Sporcu bir eş ile evleneceğin ve
kadersel olarak bir çocuğun olacağı da haritanda görünüyor.
Şevval
Sam : Şaşırmadım. Astroloji’nin bu ilginç saptamalarını yaşamak
gerekli. Astroloji uzaktan inanılacak bir konu değil.
Oğuzhan Ceyhan : Teşekkür Şevval. Sohbet etmek çok güzeldi. En kısa
zamanda yeniden sohbet edelim.
|