|
Oğuzhan Ceyhan : Bu bir bilim kadını ve beslenme uzmanı için çok gerekli olan dizilimler. Terazi burcundaki Güneşiniz kudreti ve gücü, yükselendeki Oğlak disiplin ve çalışkanlığı veriyor. Ve ayınız Başakta. O da beslenme ile ilgili konuları temsil ediyor. Sanki Astrolojik horoskopunuzda yazılı bir kaderi gerçekleştiriyorsunuz. Siz kadersel bir beslenme uzmanısınız.
Dilara Koçak : Bana bu mesleği seçmeyi çok istediniz mi diye soruyorlar. Ben kadersel olduğuna inanıyorum. Ben üniversite sınavına hazırlanırken, Mersinin dışına çıkmamış bir Anadolu çocuğuydum. 17 Yaşına kadar. Her gece dua ederdim. Allah’ım lütfen hayırlı ve iyi bir yer kazanayım diye. Hiçbir zaman demedim ki, doktor olayım, mühendis olayım. Ama hayırlı ve iyi bir yer kazanayım istedim. Demek ki hayırlı olan buymuş. Çünkü bu 13. tercihim idi. Ama çok mutlu oldum. Özellikle mesleki dersleri almaya başladıkça mutluluğum daha da arttı. Siz zaten benim horoskopumu çok iyi biliyorsunuz. Sizinle 3 yıldır çalışıyoruz.
Oğuzhan Ceyhan : Doğduğunuz anda başarılı bir bilim kadını ve yazar olacağınız zaten horoskopunuzda görünüyor. Bu bir mühür. İnsanlara doğru beslenmeyi ve doğru yaşamayı öğreteceğiniz açıkça görülüyor. Doğru yaşamak beslenmek ile doğru orantılı. Siz aslında bize doğru yaşama koşullarını veriyorsunuz. Çok güzel bir kitap yazdınız. Bu kitap için ben bir okuyucu olarak teşekkür ediyorum. Çok aydınlatıcı. Kitabınızın adı, “Dilara Koçak ile İyi Yaşam”
Dilara Koçak : Ben bu iyi yaşamak felsefesi çok önemsiyorum. Ve mümkün olduğunca diyet kelimesini kullanmamaya çalışıyorum. Hayatta kalabilmemiz ve yaşamamız için yiyip içmemiz gerekli. İyi yaşamamız için iyi beslenmemiz gerekli. İyi beslenebilmek için de beslenmeyi öğrenebilmemiz lazım. Ben sizin işinizi yapamam çünkü bilmiyorum. Siz de benim işimi yapamazsınız, çünkü bilmiyorsunuz. Ancak, sizin konuştuğunuzu anlayabilecek kadar buna ilgi duyup, sizden bunu öğrenmeye çalışıyorum. Siz de benden doğru beslenmeyi öğrenmeye çalışıyorsunuz.
Oğuzhan Ceyhan : Ben sizden çok şey öğrendim. Suyun ve sık sık yemek yemenin ne kadar önemli olduğunu, ya da zorlayıcı diyet programlarının hatalarını, detoks programlarının faydalarını ve zararlarını ve daha pek çok beslenme kriterini sizden öğrendim. Size çok teşekkür ediyorum.
Dilara Koçak : Aslında benim de teşekkür edeceğim çok şey var. Ben çok güvendiğim bir dostumun sayesinde sizinle irtibata geçtim. Ve 3 yıl oldu. Ben buradaki sohbetleri iple çekiyorum. Hem çok güzel bir sohbet ediyoruz. Hem çok aydınlatıcı ve ilginç bilgiler alıyorum.
Oğuzhan Ceyhan : Vallahi Dilara Hanım, ben size gelmeye korkuyorum. ( Hep beraber gülüyoruz. ) 200 gr kilo alınca size gelmek zor oluyor, hem de tüm şirinliğinize rağmen.
Dilara Koçak : Ben aslında korkutan bir beslenme uzmanı değilim. Hatta sorumluluğu karşıdakine bırakmayı tercih ediyorum. Ama seni iyi görüyorum. Kilo vermiş ve sorumluluğunu eline almışsın.
Oğuzhan Ceyhan : Teşekkürler. Biliyorsunuz, Türkiye’ de bir kebap kültürü var. Birlikte bir yere gittiğiniz zaman yemek seçmek oldukça zor oluyor. Tercihler her zaman et veya benzeri ağırlıklı menülere kayıyor. Ben genellikle sebzeleri tercih ediyorum, ama yine de çok zor.
Dilara Koçak : Aslında her zaman bunu yapmak zorunda değilsiniz. Hayatınızdan sevdiğiniz şeyleri hemen çıkaramazsınız. O zaman mutsuz bir insan olursunuz. Ben Mersin çocuğuyum. Kebabı da , tatlı yemeyi de çok seviyorum. Ama bunu alışkanlık haline getirmiyorum. Veya her zaman kebapçıya gitmiyorum. Ayda bir kere kebap yiyebilirsin. Ayda 4 hafta var. Haftada bir kez kebap , diğer hafta bir kez mantı, diğer hafta pizza yersin. Ve bu şekilde bir denge tutturursun. Eğer hareketli isen ve spor yapıyorsan bu bazen haftada iki de olabilir. Buraya kesin kurallar koymak doğru değil. Herkesin metabolizması farklı. Yaş da çok önemli. 25 yaşında iken daha fazla yemek yiyordum ve yakıyordum. Ancak şimdi metabolizmam yavaşlamaya başladı ve yaptığım kaçamakları o hafta yaptığım eksersizlere göre ayarlıyorum. Çünkü biliyorum ki, eskisi kadar kolay kilo veremiyorum. Bireyler kendini tanımalı. Hem ne zaman kilo alacağını, hem de bir gün çok yediği zaman bunu ertesi günü nasıl dengeleyecek öğrenmeli. Yoksa standart reçetelere bağlı kalmak, her zaman olduğu gibi monotonluk yaratır.
Oğuzhan Ceyhan : Astrolojide çeşitli metabolizma hızlarını hesaplayabiliyoruz. Ay Jüpiter karesi olan kişilerde , istatistiklere göre çoğu zaman obezite görüyoruz.
Dilara Koçak : Burada şöyle önemli bir durum var. Acaba bu kişiler genetik olarak vücutları daha mı yağlı doğuyorlar, yoksa girdikleri çevrenin psikolojisi ile davranışsal mı, psikolojik mi yiyorlar. Yani davranışsal mı, yoksa psikolojik mi obezler.
Oğuzhan Ceyhan : Burada tecrübelerimde devreye giriyor. Ay Astrolojik olarak duygusal tabanlı olaylar ile doğrudan bağlantılı. Ay Jüpiter karesinde ise, duygusal doyumsuzluğa sahip olan temalar ile karşılaşıyoruz. Kişi güvenliğini ve doyumsuzluğunu kütle arttırarak tamamlamaya çalışıyor. Bu kişilerde yemek bozuklukları görüyoruz. Ve genellikle bu durum doğuştan gelen genler ile değil, sonradan kazandığı davranışlar ve hayata karşı gösterdiği tepkiler ile oluyor. Dolayısı ile, Astrolojik olarak doğum haritasında böyle olan bebeklerinde ileride obez olma riskine karşı ve şişmanlamaya eğilim göstereceği konusunda anneleri uyarıyoruz. Peki bize biraz beslenmenin inceliklerini anlatır mısın ? Beslenmek doymak demek değil. Etrafımız reklamlar ile dolu ve sürekli “ye” diyorlar.
Dilara Koçak : Beslenmek elbette karın doyurmak anlamına gelmiyor. Açlık duygusunu yiyerek tatmin etmek lazım ama ne kadar, ne ve ne sıklıkta yediğin, ve ne zaman yediğin önemli. Yeterli ve dengeli beslenme cümlesini o kadar çok duyuyoruz ki. Bizim için enerji gerekli. Diyelim ki erkek için 2500 , kadın için 2000 olsun. Bu kaloriyi aldığınızda siz yeterli beslenmiş oluyorsunuz. Ama bu kaloriyi sırf karbonhidrat yiyerek de alabilirsin, sırf protein ile beslenerek de alabilirsin. O zaman yeterli ama dengesiz beslenmiş olursun. Önemli olan o kaloriyi almak, alırken de, karbonhidrat, protein , yağ, vitamin ve minerallerden dengeli bir şekilde almış olmaktır. Her gün almamız gereken 50’ye yakın besin öğesi var. Bunun 3 tanesi bize kalori verir. Yani karbonhidrat, yağ ve protein kalori kaynağıdır. Vitamin, mineraller ve su ise kalori vermez. Ancak vücuttaki sistemin doğru çalışabilmesi için co-faktördür. Şimdi bu 50 besin öğesini akılda tutmak mümkün değil. Akşam yatağa yattığınızda o gün ne kadar neden aldınız, ne kadar a vitamini, ne kadar selenyum aldığınızı bilemezsiniz. Bunu kontrol altında tutmak için, beslenme bilimi bunu 5 grup altında toplamış. Eğer her gün bu 5 ‘ i yersen O, 50 besin öğesini de her gün almış olursun. Önemli olan bu 5’ i çok iyi bilmektir. Birincisi, süt, yoğurt grubu. Bu grup insana o 50 ‘ nin içinden protein, kalsiyum, fosfor ve riboflavin v.b verir . Bir grup et, balık, tavuk, hindi, yumurta, yani hayvansal protein grubudur, bu da insana çinko, demir, magnezyum , b12 v.b verir. 3. grup, Ekmek ve tahıllar grubu. Tabii biz tercihen rafine edilmemiş undan yapılanları istiyoruz. Tam buğday, tam çavdar gibi. Bulgur, pirinç, makarna, kuru baklagillerde bu gruptan. 4. grup, sebze ve meyve. Vitamin ve mineralleri destekliyor. Yağ ve şeker ise 5. grup. Hayatımızdan çıkarmamamız gereken, ancak tüketirken miktarına özen göstermemiz gereken bir grup. Şeker, meyveden , ekmekten de alınabiliyor. Ancak yağ başlı başına bir grup. Her gün az da olsa yağ alınmak zorunda. Yağsız bir diyet insan sağlığı için zararlıdır. Çünkü beyindeki bazı iletiler, kadınlık hormonu, vücut ısısı ve vücudu korumak için, yağın çok önemli görevleri var. Diyelim ki, günlük 6 dilim ekmek hakkım var. Canınız lahmacun istiyor. 6 dilim ekmek hakkınız var ise, bir lahmacun ile bunun 2 dilim hakkı ve kıyma gider. Çok basit aslında. Bir kase sütlaç yiyeceksen. İçinde bir bardak süt, iki kaşık pirinç olduğu için bir dilim ekmek,. Şeker olduğu için bir meyve hakkın gider. Bu şekilde pizza da yersin, sushi de, mantı da. Mesela öğlen kebap yediyseniz, akşam sebzeniz ve meyveniz eksik kalmıştır. Akşam demek ki onu yiyeceksiniz. Ya da tatlı yediyseniz, akşam meyvenizi yemeyin, ve salatanıza yağ da koymayın, çünkü tatlı da yağ da vardı. Bu gibi önerilerle hayatı kolaylaştırmak kolay. Diğer sisteme ve zorlayıcı reçetelere bakarsak, şunu düşünüyorum ki, zaten insan hayatı zor, stresli. Bence vücuda yardımcı olmak lazım. Keyifli yemek mutluluğun bir parçası. O yüzden ben önce soruyorum, öncelikleriniz nedir diye. Çok farklı grupta insanlar var. Kimi şarabımı kaldırma diyor, kimi akşam üstü simit ve peynirimi. O yüzden bireye yeni bir yaşam şekli çiziyorsanız, önceliklerini ve zaaflarını göz ardı edip, hayır bunlar yanlış diye bir çırpıda üstünü çizemezsiniz. Bundan sonra benim istediğim gibi yaşayacaksın diyemezsin. O yüzden kilo kaybedenlerin % 5’ i verdiği kiloları koruyabiliyor.
Oğuzhan Ceyhan : Siz aslında diyetisyen değil, diyet uzmanı ve beslenme koçusunuz. Bilgi ile beslenme çok önemli. Oysa biz kendi kültürümüz içinde neredeyse içgüdüsel ve görsel bir beslenme içindeyiz.
Dilara Koçak : Ben beslenme ve diyet uzmanını kullanmayı tercih ediyorum. Diyet şişmanlığa karşı, böbrek rahatsızlıklarına karşı, karaciğer için veya kollesterole karşı yapılıyor olabilir. Ama beslenme uzmanı dediğinizde , tüm beslenme süreçlerini kapsar. Mesela, bir bebeğin, hamile bir kadının veya menopozlu birinin beslenmesini kapsar. Bireysel özelliklere göre de farklılık gösterir.
Oğuzhan Ceyhan : Aslında doğa bize ne zaman ne yememiz gerektiğini söylüyor. Fakat artık hormonlu yiyecekler ile, biz doğanın işine karışmış durumdayız. Hangi sebze veya meyve hangi mevsimde bulunur artık bilemez hale geldik.
Dilara Koçak : Doğru söylüyorsun.Her şeyi mevsiminde, doğru zamanda yersek ve doğru şekilde yersek zaten bu işi yapmış oluruz. Doğa aslında öyle güzel bir denge kurmuş ki, bize kış ayında mandalina, portakal, greyfurt veriyor. Yani C vitamini, hasta olmamak için. Yazın kavun, karpuz, üzüm ile su oranı yüksek şeyler veriyor. Çünkü hava sıcak, su ve şeker kaybımızı gideriyoruz. Buğdayı al, öğüt ve ekmek yap diyor. Ama bunu niye beyazlaştırıyorsun da diyor. Rafine edilmiş gıdaların tüketiminde artış var ne yazık ki. Şimdi her şey hazır. Artık enerji harcamıyoruz. Araştırmalara baktığınız zaman aslında bizim kalori alımımız çok fazla artmamış, bizim harcadığımız azalmış. Biz hareket etmediğimiz için dünya şişmanlıyor.
Oğuzhan Ceyhan : Bir de evlilik kilosu diye bir şey var ne yazık ki. Çevre insanı çok etkiliyor. Büyüdüğün aile. Ne diyorsunuz ?
Dilara Koçak : Evet , bizim kültürümüz içinde sevgiyi anlatmak için yemek ikram etmek var. Allah aşkına ye, senin için yaptım ye, bir kereden bir şey olmaz ye , kültürü var.
Oğuzhan Ceyhan : Aile de beslenme eğitiminde çok önemli. Bir de yeme bozuklukları var.
Dilara Koçak : Tabii biz de çocuk ağladığı zaman memesi bala batırılır. Çocuk her ağladığında artık şeker almaya alışır. Bu bir süre sonra küçük çikolata hediyelerine, gençliğinde sevgilisinden ayrıldığında önündeki kocaman bir pastaya döner. Böyle bir durumda farkındalık yaratma çok önemli. Ruhsal sıkıntılarımızı yemek ile tedavi edilmeye çalışıyoruz. Beslenme bir duygusal etkinlik haline dönüyor. Aç olduğumuz için değil, duygusal olarak kötü olduğumuz için yiyoruz. Bunun bir yeme bozukluğuna dönüşmemesi için destek almak gerekli. Biz mezura kliniğimizde hem psikolog, hem hekim desteği ile görev yapıyoruz.
Oğuzhan Ceyhan : AstrologyAnalyst sistemini kullanıyorsun. Astroloji ve sitemiz hakkında ne düşünüyorsun.
Dilara Koçak : Çok güzel bir dünya. Bir anlamda bir rehberlik ve koçluk gibi görüyorum. Bazı şeyleri hayatınızın içinde kullanmak sizin doğanız ile doğru orantılı tabii ki. Astroloji için ise, bilimin temel ilkelerine bağlı kalmak koşulu ile ve sizin gibi doğru insanlar tarafından anlatılması gerektiğini düşünüyorum.
Oğuzhan Ceyhan : Günlük yorumların nasıl ?
Dilara Koçak : Saatim 08:25’ e kurulu. Önce uyanıyorum. Sonra 08:30 ‘ da senin SMS’ in geliyor. Her gün sizinle uyanıyorum. Ve çok memnunum.
Oğuzhan Ceyhan : Güzel sohbetin ve değerli bilgilerin için teşekkür ediyorum.
|