|
Doğum
Tarihi : 21 Nisan 1963, Saat : 12:08 Doğum Yeri : Adana
Öz burcu : Boğa
Yükselen burcu : Aslan
Doğuştan gelen yetenekler, entelektüellik, insanları mutlu etmeye yaşamı adamak, bu sensin sevgili Behzat. Sen bir tiyatrocusun.
Doğduğumdan beri tiyatrodayım. Hatta annemin karnında bile sahnedeydim. Hemen her oyunda ailemle birlikte sahneye çıkıyordum. Profesyonel olmam 1987 yılında Ankara’da, “Hastane mi, Kestane mi ? “ oyunu ile oldu.
|
|
Oğuzhan Ceyhan : Doğuştan gelen yetenekler, entelektüellik, insanları mutlu etmeye yaşamı adamak, bu sensin sevgili Behzat. Sen bir tiyatrocusun. Şu andaki yeni projelerin var mı ?
Behzat Uygur : Tabii ki var. 2008 yılı içinde 81 ili kapsayan Tiyatro turnesi, Süheyl ile birlikte Show Tv’de Şahane Show. Eğlenceli ve aşamalı yarışma programı,evlenecek çiftler aileleriyle beraber yarışıyor. Ayrıca Show Tv’ de bir müzik yarışması.
Oğuzhan Ceyhan : Aslında, 1 yıl sonra 2009 senin patlama yılın olacak. 2008 Şubat’tan sonra önemli değişimler yaşayacaksın. Astrolojik olarak güçlü bir sanatçı profilin var. Aslında teklif sayıları çok olmalı ve hatta neyi yapacağını şaşırıyor olmalısın. En önemli kimliğin Tiyatrocu kimliğin , bize tiyatroya nasıl başladığını anlatır mısın ?
Behzat Uygur : Doğduğumdan beri tiyatrodayım. Hatta annemin karnında bile sahnedeydim. Hemen her oyunda ailemle birlikte sahneye çıkıyordum. Profesyonel olmam 1987 yılında Ankara’da, “Hastane mi, Kestane mi ? “ oyunu ile oldu. Babamın bir çok oyununda yer aldım. 1990 yılı, kendi tiyatromuzu kurduk. Genç Uygurlar tiyatrosu. Aslında işin mutfağını tercih ediyordum. Oyunculuğu daha önce düşünmüyordum.
Oğuzhan Ceyhan : Peki senin bir de showmen kişiliğin var.
Behzat Uygur : Tabii sahnede dans, şarkı gibi öğelerden de faydalanıyorum. Hatta Albüm de yaptık. “Kötü şarkılar” diye. Müzikal yapma fikri hep vardı ama yapamadık. Özel tiyatro sahibi olarak daha büyük bütçeli oyunlar oynamak isteriz ama şartlarımız uygun değil. Showmen tarafımı seviyorum. İstenmek güzel şey. Milyarlara hitap ediyoruz. TV’ den dolayı şu an da Showmen’lik önde gibi görünüyor. Fakat, tiyatro da aynı hızla devam ediyor.
Oğuzhan Ceyhan : Babanız gibi siz de marka oldunuz.
Behzat Uygur : Evet öyle oldu. İşimizde geleneksel Türk Tiyatrosundan öğelerinden faydalanıyoruz. Ve Tiyatroya seyircimiz bize eğlenmeye hazır olarak geliyor. Seyirciler Uygurlara gidilebilir, biz Uygurlara gidersek eğeleniriz diye geliyorlar. Başbakanımızı, babası babamın tiyatrosuna götürmüş. Bu gelenek devam ediyor ve anneler babalar çocuklarını burada eğlenmek garantilidir diye getiriyorlar.
Oğuzhan Ceyhan : Nejat bey hepimiz için önemli bir insan. Ona acil şifalar diliyoruz. Umarım aramıza aynı canlılıkla geri döner. Nejat Uygur’un oğlu olmak nasıl bir şey ? Zorlukları var mı ?
Behzat Uygur : Hayır, çünkü, ben onun gibi bir ustanın oğlu olmanın avantajlı taraflarını aldım hep. Seyirci ile bütünleşmesi, tiyatro sahip çıkması gibi. Hiç olumsuz bir şey yaşamadım. Samimiyet ile söylemek gerekirse, işimizden gurur duyuyoruz. Tamamen geleneksel olmuyoruz, fakat önemli öğeleri kullanıyoruz.
Oğuzhan Ceyhan : Geleneksel Tiyatroya kendi tarzınızı eklediniz.
Behzat Uygur : Aynen. O zaman İsmail Dümbüllü cep telefonu esprisi yapamazdı. Ama babam çeşitli kalıpları kullanmış. Ve bunları samimiyet ile kullanmış. Biz de onların kalıplarını kullanıyoruz. Gelenekselliği biraz atıp, kendimizi ekliyoruz. Biraz asiyiz. Babama da vaktiyle bu tiyatro değil demişler. Ama yapmış. Bizim yapımızda var bu.
Oğuzhan Ceyhan : Uranüs 1. evde size asilik ve geleneksel olanın dışında davranmayı getiriyor. İyi de yapıyorsunuz. Sizler bizlere tiyatroyu sevdiren bir kuşağın çocuklarısınız.
Behzat Uygur : Evet biz şanslıyız. Pek çok tiyatrocu, ailelerinden kaçarak tiyatroya gitmiş ve aileleri istemeden tiyatrocu olmuşlar. Ama şimdi aileler çocuklarını kast ajanslarına götürüyorlar. Çocukları şimdi teşvik ediyoruz ama yanlış teşvik ediyoruz. Onların eğitim almadan oyuncu olmalarını doğru bulmuyorum. Seyircinin tiyatroya bakış açısı ile tiyatrocuya bakış açısı aynı değildi. Şimdi çok şey değişti. Artık TV ile DVD’ler var. Seyirci evden çıkmayayım diye düşünüyor. Tiyatrolarda da sorun var. Sahneye konan eserler ve tiyatrolar kötü. Tiyatroyu İstanbul, Ankara zannedenler var. Anadolu turneleri lazım. Seyircinin nabzını iyi yoklamak lazım.
Oğuzhan Ceyhan : Siz toplum için sanat yapıyorsunuz, sanat için sanat değil. Seyirciler ile etkileşim içindesiniz.
Behzat Uygur : Bu sıcak iletişimi kullanıyoruz. Babam da bizden önce kullanıyordu. İlk tiyatroyu kurduğumuzda da kullandık. Kendimizle dalga geçerek, sizinle de dalga geçiyoruz. Argo ve küfür bile seyircinin aklından geçmişse ve siz sahnede kullanmışsanız bu da bir iletişimdir. Bunun için halkın içinde olmak lazım.
Oğuzhan Ceyhan : Ben sizi Karagöz ve Hacivat gibi görüyorum.
Behzat Uygur : Evet çok doğru. Çok doğru bir tespit. Süheyl ile arada roller değişiyor elbette.
Oğuzhan Ceyhan : Size modern Karagöz ve Hacivat diyebilir miyiz ?
Behzat Uygur : Tabii ki. Kalıp o kalıp. Roller değişse de. Bizden öncekiler o samimiyeti sevmiş. Hala seyirci o samimiyeti seviyor. Şimdi bunlar azaldı. Fabrikasyon oyunlar var. Aynı tip oyuncular ve aynı karakterler. Her şey aynı. Dizilerde de öyle. Eskiden böyle değildi. Muammer Karaca, Gazanfer Özcan, Ankara Sanat. Seyirci gidince başka bir şey izleyeceğini biliyormuş. Şimdi öyle değil. Her yerde aynı oyun tipi var. George ve Micheal isimleri ile oyun oynamak bana çok tuhaf geliyor. Karayağız bir adama George demek garip geliyor.
Oğuzhan Ceyhan : Bana bu geleneğin son temsilcilerisiniz gibi geliyor.
Behzat Uygur : Evet biz Süheyl ile o geleneğin son temsilcisiyiz. Babamın hasta yatağında bile hemşirelere rol vererek, hala oynamaya çalıştığını ve espri yaptığını gördükçe ne kadar kutsal bir meslek olduğunu görüyorum.
Oğuzhan Ceyhan : Komedi aslında çok zor .İçiniz kan ağladığında bile günün moral bozukluğu ile oynamak zorunda kalıyorsunuzdur.
Behzat Uygur : Zor ama sahneye çıktığımız zaman bunu düşünmemenin yollarını buluyorsunuz. Mesela, Hacivat ve Karagöz oynanmaz . O olmak vardır. O mahalle kültüründe yetişip kahve kültürünü bilmek gereklidir. Çocukken “Sepet Behzat” tı adım. Saçlarım bonustu. Süheyl ‘ de fındık kafa idi. Fındıkzade büyüdük. Orada herkes, Hacivat ve Karagözdü. Oradaki tüm malzemeleri hala uyguluyoruz. Halkın arzularını yansıtıyoruz.
Oğuzhan Ceyhan : Tiyatroda kılıktan kılığa girmeniz gerekebiliyor.
Behzat Uygur : Evet tabiki. Ama biz neysek oyuz. Bunu yaptığımız işe uyguluyoruz. Sevmeyende var elbette . Ama biz buyuz. Sheakspeare ‘ de oynayabilirim . Ama samimi Behzat budur. Ben kendimi de oynuyorum. Evet her oyuncu bunu yapmalı. İçimizde pek çok karakterler dolaşıyor. Bunlardan biri ortaya çıkacaktır. Oyuncunun belli bir karakteri yoktur.
Şu an “güldüren Şüphe”yi oynuyoruz. Ben de soracaktım sana neler var ileride diye ?
Oğuzhan Ceyhan : 26 Mart, 12 Mayıs ve 13 Kasım’ da ve bir iki gün önce ve sonraları dahil reytingler yükselecek. Süheyl ile olan projeniz ( yeni projelerden konuşuyoruz ) çok iyi olacak. Ayrıca 2009 yılı da çok çok iyi olacak. Patlama yılınız. Çocuklarda tiyatroya merak var mı ?
Behzat Uygur : Var. Onlar da kendi çocukluğumuzdaki meraklarımızı görüyoruz. Oğlumuz Nejat Aslan. Babam Aslan. İnşallah onun gibi olur. Bu elbetteki padişahlık değil ama bizi çok mutlu ediyor tabii ki.
Oğuzhan Ceyhan : Aslan olan tiyatro ile ilgilenir, Aslan sanat demek. Nejat Beyden gelen yapı sizlere geçmiş. Bu eril bir gelenek. Onların kızları ile dişil geleneğe geçecek. Uygur geleneği 100 yıl sonra da devam edecek görünüyor.
Behzat Uygur : Çok mutlu oldum bu bilgiye. Biz de hiç zorlama yoktur. Zorla olacak bir şey değil bu.
Oğuzhan Ceyhan : Biz buna astrolojik mühür diyoruz. Sizin çocuklarınızda böyle olacak. Peki seyirci sıkıntısı yaşıyor musunuz ? Uygur tiyatrosunun böyle sorunları var mı ?
Behzat Uygur : Ağırlıklı olarak bizi yalnız bırakmıyorlar. Özellikle turnelerde. Büyük şehirlerde salon kiraları ve gazete ilanları çok yüksek olması sorun oluyor. Zaten tiyatro oyuncuları da dizileri tercih ediyorlar. Tam kadro tiyatro izleyicisi olsa bile , tiyatro bundan bir şey kazanmıyor. Medya amerikan filmlerine yaptığı reklamı bize yapsa sorun olmaz elbette. Yan faktörler halledilmeli. Eskiden Beyoğlu’na çıkılınca tiyatroya gidilirdi. Bunlar kalmadı, değerlerimiz kaybetmeye başladık. Beyoğlu’nda 5 6 tiyatro vardı. 1900 ‘ lerin başından gelen Pera kültürümüz vardı. Şimdi bar kültürü başladı. Aslında tiyatro binaları bir arada olmalı. Sinema salonları çok şık. Tiyatro salonları şık değil. Sadece oyunun iyi olması yetmiyor. Rahatsız koltuklar. L
Oğuzhan Ceyhan : Alışveriş merkezi tiyatroları nasıl olur. Mademki oradalar, mademki kalabalıklar. Tiyatrolarda orada olmalı.
Behzat Uygur : Vet iyi olur. Birkaç kez alışveriş merkezine tiyatro sahnesini kurduk. Çok iyi tepkiler aldık. Keşke 5-10 tiyatrolu alışveriş merkezi olsa.
Oğuzhan Ceyhan : Tiyatro seyircinin park sorunu da var. Yol ciddi bir sorun. Önümüzdeki 2,5 - 3 yıl içinde tiyatrolu alışveriş merkezleri yapılacak. Astrolojiye nasıl bakıyorsun, günlük yorum üyeliğinden fayda gördün mü ?
Behzat Uygur : İnanıyorum. Ve komik şeyler oluyor. İlginç. Geçen gün, bugün teknolojik bir sorun yaşayacaksın dedi. Hadi canım dedim. Kalktım telefonumu elime aldım, çalışmıyor. Gittim bilgisayarım çalışmıyor. Şaka gibi geldi. Sanki camcıların yaptığı gibi. Hani kırıp arkasından tamir ederler ya. Bir ara takip mi ediyorsunuz acaba dedim. Astroloji bana göre hava durumu gibi. Doğru yerden bilgi alıyorsan sorun değil. Her işte şarlatanlar var elbette. Herkes gerçek Astrolog değil. Herkes doğru Astrologu bulamıyor. Sizinle irtibatta olduğumdan beri doğru şekilde gelişmeler oldu. Mesleki olarak çok faydalanıyorum. Aslında karakter çıkartırken de faydalanıyorum.
Oğuzhan Ceyhan : Gerçek astrolojinin amacı sizi mutlu olmaya yönlendirmek ve hayat kalitenizi artırmak. Bir de trafikten hoşlanmadığınızı biliyorum.
Behzat Uygur : Herkese Allah kolaylık versin. Bu kadar hoşgörüsüz ve sabırsız nasıl oluyorlar hayret ediyorum. Bir ara niyetlendim ama sınava gidince herkes kamera şakası zannetti. Bana kopya vermeye çalıştılar. Ben eskiden de kopya çekemezdim, gülerdim. Yine çekemedim, motordan da kaldım. Arabayı eşim kullanıyor.
Oğuzhan Ceyhan : Önemli değil. İleride çok iyi bir tekneniz olacak görünüyor.
Behzat Uygur : En iyi tekne arkadaşımın teknesidir. (Birlikte gülüyoruz )
Oğuzhan Ceyhan : Son kez ne söylemek istersin.
Behzat Uygur : Şu anda tiyatro binamız yok. Olmasına çalışıyoruz. Tiyatro binalarında mal sahiplerinin biletin dolarla satmadığımızı bilmeliler.
Oğuzhan Ceyhan : Güzel sohbetin için çok teşekkürler. Yine görüşeceğiz. Tiyatro yaşamında başarılar diliyorum. Umarım gülümsemeniz hiç eksilmez. Bizi güldürmekten vazgeçmeyin.
Behzat Uygur : Rica ederim. Zevkti.
|